Seneca Görüşüne Ayak Uydururcasına Aşk

Düşünmek istemeyecek kadar kalbi acır mı insanın? Düşünmek istemeden düşünmek… Sevmek hani her şeye yetiyordu? Hani sevgi her şeyin üstesinden gelirdi? Kalp ağrısı ölüme sebep olurmuş. Belki bedenen bir ölüm değil ama ruhen bir ölüme sebep oluyor… Güven duygusu bir kez kırıldı mı bir daha geri gelir mi? Her şeyi unutan, affeden saf bir çocuk olunca görmezden mi gelinir insan? Çocuk olmak güzelse neden çocuk kalpli olanlar üzülenler oluyor ? Seneca”nın “Tanrısal Öngörü” kitabında  dediği gibi iyi insanlar talihsizliklerle, imtihanlarla mı sınanır? İyi olduğunu, cesur olduğunu belki de gerçekten sevdiğini görmek içindir sevgine sunulan bu kadar ağır imtihanlar… Bu imtihanları yaşamasan sevginin büyüklüğü nasıl anlaşılır ki? Seneca belki de haklıydı… Nasıl Tanrı iyi insanlara ağır imtihanlar vererek onların kendi gücünü, cesaretini anlamasını istiyor ise aşk da imtihanlara maruz kalarak nasıl güçlü bir aşk olduğunu kanıtlamak için bir fırsat yakalamış oluyordur. Nerden bilebilirim ki  imtihan edilmedikçe gücümü? Evet nerden bilinebilir ki sen zorluklara göğüs germedikçe sevgin , gücün, aşkın, kalbindeki yerim… Bunları bilmem için ,anlamam içindir belki tüm bu zorlu imtihanlar… Bu imtihandan her ne sonuç alırım bilmiyorum ama bu imtihanla sınanmak da güzel olmalı. Çünkü Seneca diyor ki “Altın ateşle, mert insan kötü yazgıyla anlaşılır.” Bu düşünce ben de “Aşk, imtihandır.” düşüncesini oluşturuyor. Aşık biri aşkı hak etmek için en ağır imtihanlarla sınanır ki başarılı ya da başarısız olacağını bilmeden ,sonunu bilmeden de o aşk uğruna savaşabilecek mi? Sonunda kavuşmak olmasa da o aşk uğruna savaşan insan gerçek aşık olmuş olur. Nasıl ki bilge bir kişi ölümden korkmamalı ise bir aşık da aşkı uğruna verdiği savaşta korkusuzca mücadelesini sürdürmelidir.  Sonunda ölmek bile olsa bir bilge gibi yaşama gerektiğinde son vermeyi bilerek seveceğim seni . Senin uğruna ,aşkın uğruna bilgece ve korkusuzca savaş vereceğim ki sonunda kazanmak olmasa da sen imtihanların en zoru ama en güzeli olarak yaşamımda kal diye…

***

 

 

Soru ve fikirleriniz için yarencirit57@gmail.com

Yaren Cirit

 

 

Şuna da bakın

bisiklet

Bisiklet Turu Yapacakların Yapması Gerekenler

Bisiklet Turu Bisiklete binmek, her insanın mutlaka her döneminde yaptığı etkinliklerden bir tanesi ve en keyifli …

14 Yorumlar

  1. Elllerine sağlık yazılarının devamını bekliyorum tek nefeste okunuyor tebrikler

  2. Bu denli özverili araştırmalarından dolayı seni kutluyorum Yaren yazıların gayet açıklayıcı ve merak uyandırıcı bunları okuduktan sonra felsefe her yerde var diyorum devamını bekliyoruz 👏

    • Çok teşekkür ederim umarım felsefenin her yerde değerli olacağı günleri görmek umudu ile yazmaya devam edeceğim

  3. Harika bir yazı olmuş. Ellerine sağlıkk💕💕

  4. Harika bir yazı olmuş. Ellerine sağlıkk.💕💕

  5. Nuri Pakdil der ki;
    “Sevdiklerinizi yüreklerinden sımsıkı tütün. Yarın, geç olmakla meşhurdur.”
    Emeğine ellerine sağlık Yaren 🙂

  6. Yazınıza kişisel deneyimler eklediğinizi görüyorum fakat şu nokta dikkatimi çekti ki çocuk olmayı güzel yapan sorumluluk sahibi olmamak, eğlenmek istediğinde yargılanamayacak oluşun, aşk gibi bir imtihana girmeyişindir.
    -güzelse neden çocuk kalpli olanlar üzülenler oluyor ?
    Üzülmek hayatın parçası ve bu parçayı ne , nasıl kullandığın iyi kötü kavramını değiştirir. Misal ki bir sevdiğin öldü yahut hapise girdi. Üzülmen doğal ve iyidir.

    • Sorumluluk sahibi olmak er geç hayatın bir parçası benim fikrimce, çocuk kalpli olmaktan kastım o kadar saf ve temiz duygularla birine sevgi beslemek yani çıkarsızca sevmektir.Çocuk kadar inanmak birine günümüz aşk kavramından anladığımız ne o da önemli bir detay bence.Evet üzülmek de mutlu olmak kadar hayatın parçasıdır.Benim fikrimce her duygu hayatın bir parçasıdır ve her olay bakış açısına göre iyi ve ya kötüdür. Bir şey ne tamamen iyidir ne de tamamen kötüdür.” Sevgilin ölünce üzülmen doğal ve iyidir” diyorsunuz ama nasıl bir üzülmek bahsettiğiniz ? Kendi hayatını tamamen ele geçiren bir üzüntü ise bu iyi midir ? Bu arada bu güzel yorumunuz için teşekkür ederim.

      • -Sonunda ölmek bile olsa bir bilge gibi yaşama gerektiğinde son vermeyi bilerek seveceğim seni . Senin uğruna ,aşkın uğruna bilgece ve korkusuzca savaş vereceğim ki sonunda kazanmak olmasa da sen imtihanların en zoru ama en güzeli olarak yaşamımda kal diye…
        Bahsettiğim üzülmek ona verdiğin değer boyutunda üzülmendir. Onun en büyük imtihan olmasıdır, en güzeli olmasıdır.Eğer tamamen ele geçirmiş ise hayatın kendisi olmuştur. Sevilene verilen değerin gösterilmesidir, bu değeri verdiğin boyutta hissetmendir, canının yanması verdiğin değer boyutundadır. Tabii bu verilen değer güzelliğe, insanlığa, iyiliğe ve dahasına göre mi veriliyor yoksa insan ruh eşini ararken fazla mı anlam-değer yüklüyor başlı başına bir soru olmaktadır. Ayrıca cevapladığın için ben teşekkür ederim.

        • Evet bir bakıma haklısın ona verdiğim değer boyutunda üzülürüm belki de çok değer veriyorumdur ki stoacılara ters bir düşünce oluyor.Tamamen ele geçirdiyse de hayatın kendisi olur evet haklısın katılıyorum. Dediğin gibi de belki fazla anlam yüklüyoruz ama benim verdiğim değer bir güzellikten ibaret değil benim için anlam ifade eden şeyler çok değerlidir. Bu bir okuduğum söz bile olabilir. Evet belki de ruh eşimizi ararken fazla anlam yüklüyoruzdur. Ruh eşi ile ilgili görüşümü belirttiğim yazımı okuyabilirsin okumadıysan belki daha açıklayıcı olur düşüncem. Ben teşekkür ederim bu kıymetli yorumun için.

  7. Hurry up to look into loveawake.ru you will find a lot of interesting things

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: